Ercan Premiks
Facebook Twitter

Yeni Yılınız Kutlu Olsun. 2018 yılının son sayısı ile yine birlikteyiz.


Bu makale 2019-01-07 09:45:03 eklenmiş ve 18 kez görüntülenmiştir.
Sadi GÜLER

Son yıllarda herkes her zamankinden daha fazla barış huzur ve umut istiyor. Dünya buna çok ihtiyaç duyuyor. Artık huzura ve barışa susadık.

Bu özlemin dışa vurumu olarak insanlar, toplumlar ve ülkelerin de birbirlerine karşı daha anlayışlı, uyumlu, işbirliğine açık bir hava içine girmelerini beklemek artık hayalcilik değil.

İnsan olan herkes insanlık yönünde bir tavır içinde olacaktır diye düşünüyorum 2019’da..

2019 yılının geçtiğimiz yıllara göre umut dolu, dipten yavaş yavaş yükselişe geçmeye başladığımız bir dönem olacağı inancı ve beklentisindeyim. Bu inanç ve beklentiyi ne kadar çok herkes sahiplenir ve bu yönde tavır koyarsa 2019 yılının bize, insanlığa, huzura, barışa ve güzelliklere daha çok hizmet edeceğini göreceğiz.

Ekonominin özellikle geçtiğimiz yıl çokta iyi seyretmediğini hepimiz deneyimledik, Gerek yatırımlar, gerek istihdam, gerek büyüme ve gerekse istikrar açısından makro dengelerimiz büyük ölçüde sarsıntı yaşadı.

Bir çok sektör özelliklede iş makinaları sektörü çok kötü etkilendi.

2019’da barış, huzur, iyi ilişkiler ile olumsuzlukların peyderpey aşılacağı ve tüm sektörlerimizin yeniden yükselişe geçeceği umudunu taşıyorum.

2019 yılına büyük bir tecrübe birikimiyle girdik. Hepimizin bildiği gibi tecrübe çok güzel, değerli bir şeydir, ama ne yazık ki acıların, zorlukların meyvesidir aynı zamanda... kimileri acılar ve zorluklar sonrasında isyankarlaşır, kimileri de o acının, zorlukların içinde yatan gizli anlamı, değeri, mesajı, tecrübeyi alır ve kendini toplumunu bir adım üste taşımak için “sermaye” olarak kullanır. Biz ikincilerdeniz.

Ne yapabiliriz?

Sosyal ve kültürel düzeyde barış ve huzuru hem ülke içine hem de ülke dışına yayacak politikalar ve tavırlar geliştirebiliriz. Kültürel, inançsal ve etnik zenginliğimizi saygıyla koruyarak hem ülke içinde hem de dünyada sürdürülebilir kılmaya dönük yaygın sosyal projeleri hayata geçirebiliriz.

Ekonomik düzeyde hazır ithalata dayalı tüketim yerine ülke içinde yerli üretime, yerli istihdama ağırlık verebiliriz. Katma değeri yüksek, inovatif, yeni ürünleri üretmeye odaklanabiliriz. Düşen büyüme ve istihdam oranlarını bu yolla yeniden yükseltme şansı yakalayabilir, ülke dışına gitmekle burada kalmak arasında kararsız kalmış nitelikli nufusumuzu, emek emek yetiştirdiğimiz yeteneklerimizi ülkemizde tutmanın yollarını inşa edebiliriz.

Tüm bunlar benim dileklerim, temennilerim.

2018 yılının bu son sayısında elbette yazmak istemediğimiz üzücü haberlerde vardı.

Ülkemizin gurur kaynaklarından birisi olan Hidromek firmasının Kurucusu değerli insan Hasan Basri Bozkurt’u ve Türkiye’de İlk forklift imalatını gerçekleştiren isimlerden olan Teoman Günsür’ü, Ankara’da uzun yıllardan beri İş makinası ve forklift sektörüne hizmet veren Gazi İş Makinaları’nın kurucusu Arif Ahmet Arslan’ı 2018 yılının son aylarında kaybettik. Merhumlara Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerinin ve tüm dostlarının başı sağolsun, nur içinde yatsınlar.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
© Copyright 2016 Tek. Tüm hakları saklıdır.