Ercan Premiks
Facebook Twitter

Sektörün Derin Yarası; Forklift Kazaları


Bu makale 2018-03-01 01:40:39 eklenmiş ve 686 kez görüntülenmiştir.
Metin ATALAY

Gelişmiş ülkelerde ölümcül olsun ya da olmasın, forklift kullanımı sırasında meydana gelen tüm kazalar kayıt altına alınmakta ve çeşitli kurumlarca bu kazaların analizleri yapılarak kaza oluşumunun önlenmesi için gereken önlemlerle ilgili bir dizi kurallar ve yönetmelikler hazırlanıp yayınlanmakta, daha sonra meydana gelen / gelebilecek farklı türlerdeki kazalar için de ayrıntılı simülasyonlar yapılıp bunların önlenmesi için geliştirilebilecek önlemler üzerinde çalışmalar yapılmakta ve bunlar periyodik aralıklarla güncellenmektedir.

Ülkemizde ne yazık ki, bu gibi kazalar ölümcül olmaması halinde ilgili makamlara yansıtılmayıp bir şekilde örtbas edilmekted,r. Hatta, ölümcül kazaların da belirli bir kısmının şu veya bu şekilde karşılıklı anlaşma ile örtbas edilip yine ilgili makamlara bildirimde bulunulmadığı da bilinen bir gerçektir.

Önlemler konusunda, ister üretici olsun ister satıcı, ya da forklift operatörü ve onun amirleri yanı sıra ilgili kuruluşun tüm ilgili yöneticileri dahil, sektörde yer alan tüm kesimlerin üzerine düşen sorumluluklar vardır. Bu konuda elbette devlete düşen önemli sorumluluklar da vardır.

Bugünkü yazımızda bu konularda dış medyada yayınlanmış gözümüze çarpan son bazı gelişmelerden bahsedeceğiz.

Tasarıma dayalı Güvenlik

Her yıl forkliftlerin katıldığı endüstriyel kazalar konusunda endişe verici raporlar yayınlanmaktadır. Bu kazaların birçoğu yaralanma, sakatlık ile sonuçlanmaktadır ve iyi bir forklift tasarımının güvenliği arttırıp arttıramayacağını ve en yaygın forklift kazalarının çizim masasında önlenebilir olup olmadığını sorgulamamız gerekir.

Alman Sosyal Kaza Sigortası Grubu (DGUV), geçtiğimiz günlerde, Almanya'da 2012'de 10.500 olan rapor edilmiş ölümcül olmayan forklift kazalarının 2016'da 12.809'a yükseldiğini gösteren istatistikleri yayınladı. Bu arada uzmanlar İngiltere'deki forklift kazalarında yılda yaklaşık 1.000 kişinin ağır yaralandığını belirttiler ve endişeli bir şekilde son yıllarda bu sayılarda iyileşme olduğuna dair önemli bir kanıt bulunmadığını ifade ettiler.

Lojistik ekipmanlarına olan talebin artması, forkliftlerin her zamankinden daha hızlı, daha uzun süreli ve daha dar mekanlarda çalışıyor olması anlamına gelmektedir. Bunlar daha ağır yükler taşıyor ve yükleri daha yükseğe kaldırıyorlar. Talep arttıkça yaralanma riski de o ölçüde artıyor.

Ölümlü vakaların sayısı dünya genelinde sabit kalırken, ölümcül olmayan forklift kazalarında rahatsız edici bir artış eğilimi görülüyor. Doğru, düzenli ve kapsamlı sürücü ve işyeri eğitimi temel zorunluluktur. Forklift tasarımında güvenlik unsurlarının ön planda tutulması da çok önemlidir. Bir uzman, tasarımın mesleki sağlık ve güvenlik alanındaki rolü konusundaki yazısında, tasarımın bir projede yaralanmanın önlenmesi için en büyük fırsatı temsil eden aşama olduğunu belirtiyor.

Sık rastlanan kazalar ve tasarım çözümleri

Bir diğer uzman, nesneler veya insanlarla çarpışma ve ezilme yaralanmalarının çok sık rastlanan kazalar olduğunu söylüyor. Tüm forklift kazalarının üçte ikisinde, araç kullanıcısı dışında bir insana zarar verilmektedir

Son yıllarda, üreticiler depo içinde ve dışında meydana gelen yaralanmaların sayısını azaltmak için büyük çaba sarf ettiler. Bunun önemli bir etkisi, sürücülerin daha titiz bir şekilde eğitilmesi ve çalışma uygulamalarına daha iyi bağlılık göstermeleri olmasına rağmen, ihmal edilmemesi gereken diğer bir önemli faktör de, üreticilerin ürünlerini daha güvenli hale getirmek için tasarım aşamasında gösterdikleri yoğun çabalar olmuştur. Örneğin, elektrikli forkliftler alanında yeni bir güvenlik özelliği olan otomatik elektrikli park freni, bir operatör el frenini tam olarak çekmeden istif aracından atladığında, makina bir rampada veya eğimli bir yerde terk edilse dahi, makinanın ilerlememesini garanti altına almaktadır.

Bir uzman, üç temel potansiyel risk alanını şöyle ifade ediyor: forklifte gerek binerken gerek inerken bir potansiyel kayma riski mevcuttur; ikincisi, sürüş sırasında devrilme, kapaklanma riski; üçüncü olarak da, servis veya bakım sırasında servis elemanlarının keskin parçalar ve bileşenler tarafından yaralanması, sıcak parçalardan yanması veya sıcak sıvılardan haşlanması ve dönen parçalar nedeniyle yaralanması riski. Üreticiler şu üç tasarım ilkesine uymak zorundadır: tasarım yoluyla potansiyel güvenlik risklerini ortadan kaldırmak; risk tasarım anında ortadan kaldırılamazsa, kişisel yaralanmalara neden olabilecek herhangi bir parçayı izole etmek; ve eğer ilk iki önlem uygulanabilir değilse, ilgilileri çok kapsamlı güvenlik bilgileri ile donatmak.

İdeal bir dünyada, risk ve sorunları zarar vermeden önce tespit edip yakalayabilir ve ortadan kaldırabiliriz. Bir kaza durumunda gösterilecek ilk tepki insan hatasına bakmaktır, ancak bu, sorunu çözmek ve tekrarlanan kazaları önlemek için temel nedeni bulmuş olmak anlamına gelmez. Aracın neresini ayarlayabileceğimizi, geliştirebileceğimizi veya yeniden tasarlayabileceğimizi görmek için forklift tasarımını daha yakından incelememiz gerekir. Yaya kumandalı forkliftler için yeniden uyarlanmış bir güvenlik cihazı tasarlandı. Reach truck tipi istif araçları için Backbone standardı olan güvenlik barı, bir raf kirişinin operatör kabinine girerek operatörü kiriş ile kabin ve / veya bom arasında ezmesi şeklinde meydana gelen ayakta sürülür forkliftlerin bir tehlikesine çözüm getirmektedir. Risk nedeni, genellikle reach truck tipi forklift kabinlerinin arkaları açık olduğundan, operatör ile yatay çapraz kirişler arasında herhangi bir fiziksel engel bulunmamasıdır. Backbone, Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (ANSI) uyumlu, eksik olan fiziksel engeli sağlayarak tampon görevi gören bir güvenlik çubuğudur.

Kısıtlanmış ön görüş alanı nedeniyle çarpışmalar ve uygun yük çizelgesi / denge üçgeni dışında çalışan forkliftlerin devrilmesi, hemen her zaman rastladığımız iki yaygın kazadır. Tasarım buluşları, güvenlik zorluklarının üstesinden gelmek için en başından itibaren odaklanılması gereken temel nokta olmalıdır. Elbette, sürecin müşteri gereksinimlerine odaklı olmasına da özen gösterilmelidir. Üretici kesimi, mevcut modellere göre kıyaslama yapmalı, gerekli ürün özelliklerini tanımlamalı ve bir yenilik kriteri belirlemeli; daha sonra da tasarımı yaparak bir prototip üretmeli, test ederek uygunluğunu kanıtlamalıdır. Bu sürecin bir sonucu yük-moment kontrol göstergesidir. Bu ürün, operatörü bir öne devrilme/kapaklanma riski konusunda uyarmak için tasarlanmıştır. Forklift, yük çizelgesinin dışında çalıştırıldığı takdirde hidrolik sistem otomatik olarak devre dışı bırakılır.

Forklift kazalarının oluşumuna düzenli olarak katkıda bulunan iki hareketten biri, sürücünün asansörü yanlışlıkla çalıştırması ve asansörün hızla aşağıya düşmesi, diğeri de forkliftin devrilmesine yol açan aşırı hızlanmadır. Tasarım bu her iki eski sorunu çözebilmeli ve olası yeni sorunları öngörüp çözüm getirmelidir. Forklift tasarımı, indirildiğinde asansörün dengeli olmasını sağlayan bir asansör tamponlama sistemi ve sürücü forklift koltuğuna oturmadıkça asansörün hareket ettirilememesini sağlayan bir asansör kaldırma / indirme kilitleme fonksiyonunu içermelidir. Sürüş hızı 5 km/saatten fazla olduğunda ve direksiyon açısı da önceden ayarlanan açıdan fazla olduğunda sürüş hızı otomatik olarak düşecek şekilde bir dönüş hızı sınırlama fonksiyonu tasarlanmıştır. Yeni bir sorun ortaya çıktığında da tasarımın geliştirilmesi gerekir, dolayısıyla tasarım sürecinin durdurulmasına asla izin verilmemelidir.

Genellikle, yaralanmaları azaltmanın en iyi yöntemi, bir başparmak kuralı olarak, kazaların oluşumunu önlemektir. Kötü forklift bakımı, yaralanmaya yol açan nedenlerin en önemlilerindendir. Üniteler, bakım hizmetleri kolayca yerine getirilebilecek şekilde, kolay-bakım odaklı tasarlanmalıdır. Yani, tasarım, düzenli bakım gerektiren tüm parçalara ve bileşenlere erişim kolayca ve hızlıca mümkün olacak şekilde gerçekleştirilmeli, böylece ekipmanın bakımını gereği gibi yapmamak için geride hiçbir mazeret bırakılmamalıdır.

Güvenlik eğitimi önemlidir, ancak ekipman üreticilerinin güvenlik uyumu standartlarını karşılaması esastır. Tasarım sürecinde, mekanik aksamı eşleştirmek ve montajdan önce hidrolik sistemi simule etmek için 3D (üç boyutlu) bilgisayar görüntüleme yönteminin kullanılması, CE sertifikası alınması ve uyum standartlarının karşılanmasında kolaylık sağlayacaktır.

Tüm yaralanmaların öngörülüp önlenebileceği konusunda bir anlayış hakim olmalı ve üreticiler bunları önlemek için her çabayı gösterecekleri konusunda eksiksiz bir taahhütte bulunmalıdır. Günümüzde, başarısızlık modu efektleri analizi, problem çözme, sanal gerçeklik, fonksiyonel test stantları gibi program veya süreçlerin - sorunları tasarım aşamasında tespit edebilen ve çözebilen süreçler - kullanımı halinde bile, beklentileri karşılamak için ürün kullanımından edinilen müşteri geri bildirimine hala ihtiyaç duyulmaktadır. Alınan bilgilere göre, bir üretici, bir forkliftteki kasnak hortumunu örten bir termoplastik kılıf tasarlamış. Bu kılıf, malzemeler forklift tarafından palet üzerinde taşınırken, hortumlarla temas ederek onları aşındırmasını engelleyecek dirence sahip. Bilindiği gibi, hortum arızaları felaket sonuçlar doğurabilir, işçilerin üzerinde kayabileceği tehlikeli yağ saçılmalarına veya basınçlı yağın püskürmesi sonucu yaralanmalara neden olabilir. Yağ püskürmesinden kaynaklanan yaralanmalar bir iğne deliğine benzemekle birlikte, tıp uzmanları tarafından müdahale edilmezse önemli sağlık sorunlarına neden olabilecektir.

İyi tasarım ve yenilik, bazı uygulamalar daha önce norm olarak kabul edilmiş olsa dahi, işleri nasıl yapmamak gerektiği konusunda farkındalığı artırabilir. İdeal bir dünyada, bir çözüm bir sorun haline gelmeden önce ele alınabilir. Ancak ne yazık ki, belirli bir ürünü yeniden düşünmek veya onu yeniden tasarlamak için tetikleyici unsur, genellikle ancak bu ürünle ilgili kazalar veya bir kaza olasılığının fark edilmesi oluyor.

Forkliftler operatörler için sezgisel olmalıdır. Uzmanlar müşterilerden - geçmişte diğer ürün türlerini sıklıkla kullanmış olan yöneticiler, sürücüler ve servis mühendis ve teknisyenleri - pek çok geri bildirim alırlar ve tasarımcılar yeni ürünler tasarlarken onların deneyimlerine çok değer verir. Operatörün dar koridorlarda raf ve forklift arasına girmesi gereken diğer yaya kumandalı forkliftlerle ilgili kaçınılmaz sorunun önüne geçmek için başlangıçtan itibaren çok konumlu bir kumanda kolu ile tasarlanmış Combilift tipi yaya kumandalı forkliftler gibi örnekler mevcuttur.

Sonuç

Tasarım, bir tavuk ve yumurta durumudur: hangisi önce gelir - sorun mu, yoksa çözüm mü? Kuşkusuz, tüm ekipman üretiminin çekirdeği, tasarımda yatar. Tasarım, sektörle ilgili herkes için bitmeyen tükenmeyen sürekli bir endişe kaynağı olan aşırı yüklenme, hızlanma, devrilmeler ve çarpışma gibi güvenlik sorunlarına nasıl çözüm getirir: Kayıp saatler, kayıp zaman, kayıp paralar ve en önemlisi yaşamını kaybeden insanlar meselesi bir noktada gelip forklift tasarımını zorlamakta, sıkı ve bağlayıcı kurallar getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bazılarının önerdiği en iyi önleme yöntemi, ekip üyelerinin sistemlerle ilgili riskler konusunda kapsamlı bir şekilde eğitilmesi ve arıza modlarını bunlar gerçekleşmeden önce fark etmelerini sağlamaktır. Ancak operatör bilinci, güvenlik meselesinin yalnızca bir parçasıdır: sorunun diğer parçası ise, bir ekipmanın, arızaya geçme modlarının azaltılması açısından, ne derece iyi tasarlanmış olduğudur. Tasarım, uzmanların önemle vurguladıkları gibi, kazaların ve yaralanmaların önlenmesi için en büyük fırsatı temsil eden bir projenin önemli bir aşamasıdır.

Şimdilik hoşçakalın...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
© Copyright 2016 Tek. Tüm hakları saklıdır.