Ercan Premiks
Facebook Twitter

İçten Yanmalı Motorlara Elveda mı?


Bu makale 2017-07-26 01:56:26 eklenmiş ve 282 kez görüntülenmiştir.
Metin ATALAY

Küresel Isınma, yerkürede artık başlı başına bir sorun ve hatta belki de en önemli sorun haline geldi. Ünlü bilimci Stephen Hawking, bir süre önce, “insanlar 1000 yıl sonra kendilerine yaşayabilmek başka bir gezegen aramak zorunda kalacaklar, çünkü bu dünyada küresel ısınma artık insanların yaşamasına imkân vermeyecek,” demişti. Şimdilerde ise bu öngörüsünde 900 yıllık bir kesinti yapmış ve 1000 yılı 100 yıla çekmiş. Yani küresel ısınma o derece şiddetli artıyor ki, belki bir 10 yıl sonra bu 100 yıl da bir 50 yıllık kesinti daha öngörülebilecek. Ve işin acı tarafı, gelişmiş ülkelerin imzaladığı Kyoto Protokolünü, ABD Başkanı Donald Trump imzalamamış. Herhalde ileride bizleri bekleyen felaketten kendisini kurtaracak bir yol bulmuş. Artık neyse o formül.

Bu arada gelişmiş büyük ülkelerin şimdiden Mars ve diğer gezegenlerde yaşam imkânlarını araştırma çalışmalarını hızlandırdıklarını ve bunun için çok önemli miktarda yatırımlar yaptıklarını da unutmamak gerekir.

Burada, küresel ısınmaya yol açan temel faktörlerin başında gelen “sera gazları” ve bunların oluşumuna yol açan, bizim de forkliftlerimizde bayıla bayıla kullandığımız içten yanmalı motorların (ICE) geleceğinden bahsedeceğiz.

------------------------------------------------------------------

Küresel ısınma:

Hava sıcaklıkları artık hızla artıyor. Son 10.000 yıl boyunca hava sıcaklığındaki değişim 1°C'yi bile bulmuyordu, ancak önümüzdeki 100 yılda ortalama hava sıcaklığında maksimum 5,8°C’lik bir yükselme bekleniyor. İklim kararlılığı; insan uygarlığı ve tüm canlıların yaşamının sürdürülebilmesi için önemli bir unsur ve hava sıcaklığındaki son değişiklikler çok ciddi bir sorun oluşturmakta. Küresel ısınmayı etkileyen faktörler, sera gazlarıdır (CO2, CFC, HFC (HFC134a yani Freon gazı), SO2 ve NOx). Bir içten yanmalı motorlu aracın egzozundan zararsız N2 (azot), CO2 (karbon dioksit) ve H2O (su buharı) yanı sıra zararlı CO (karbon monoksit), HC (hidrokarbonlar), NOx (azot oksitler) ve özellikle dizel motorlarında PM (partikül madde) de yayılır. Bunlar çeşitli mekanizmalarla azaltılsa dahi tamamen önüne geçmek olanaksızdır.

İnsan ve yük taşımacılığında ve istifleme işlerinde kullanılan araçlar, cinsine bakılmaksızın bir motorla tahrik edilir. Bu araçlar benzin motorlu, dizel motorlu, sıkıştırılmış doğal gaz (CNG), sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ile çalışan, alkol yakıtlı, biyoyakıtlı, hidrojen motorlu veya hibrit, ya da hibrit-elektrikli (HEV), tak-çıkar hibrit elektrikli (PHEV), elektrikli (EV) ve yakıt hücreli (FCV) araçlardır. Her birinin avantajlı, dezavantajlı yönleri vardır. Ama iş küresel ısınma olduğunda, karar vermeden önce bir defa daha düşünmek gerekir.

Bu noktada, bu konudaki önemli uluslararası konferanslara, imzalanan protokollere ve ayrıca son günlerde çıkan şu haberlere bir göz atalım:

<Kyoto Protokolü>

Kyoto Protokolü, Aralık 1997'de Kyoto'da düzenlenen Taraf Devletler Konferansı'nın (Küresel Isınmaya Karşı Kyoto Konferansı, COP3) 3. oturumunda, 11 Aralık 1997'de kabul edildi. Resmi adı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne Kyoto Protokolü'dür.
Küresel ısınmaya neden olan sera gazlarının türleri - karbondioksit (CO2), metan (CH4), azot oksit (N2O), hidroflorokarbonlar (HFC'ler), perflorokarbon (PFC'ler) ve sülfür heksaflüorür (SF6) - ile ilgili olarak, Kyoto Protokolü, 1990 yılını baz yıl alarak gelişmiş ülkelerde öngörülen azaltma oranlarını belirledi ve taahhüt süresi içinde hedef değerlere ortaklaşa erişilmesi çağrısında bulundu.

<COP21 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Taraf Devletler Konferansının 21. oturumu)>

COP21, 30 Kasım - 12 Aralık 2015 tarihleri arasında Paris, Fransa'da özel bir mekanda düzenlendi. 2020'de sona ermesi planlanan Kyoto Protokolü sonrası yeni bir çerçeve anlaşması olarak Paris Anlaşması, tüm 196 taraf devletin katılımıyla kabul edildi ve iklim değişikliği ile mücadelede çok taraflı bir uluslararası anlaşma haline geldi. Anlaşma, 2020 sonrası küresel ısınmaya karşı önlemleri belirledi. Bu, Kyoto Protokolü'nün 1997'de kabul edilmesinden bu yana geçen 18 yılda iklim değişikliği ile ilgili ilk uluslararası çerçeve anlaşmasıdır ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine taraf tüm 196 devletin katıldığı dünyanın ilk çerçeve anlaşmasıdır.

Çoğu araç, motorda güç kaynağı olarak benzin gibi bir petrol ürünü yakar. CO2, bu yakma işlemi ile üretildiğinden, araçlar ve küresel ısınma birbirleriyle yakından ilişkilidir. Araçlar tarafından kullanılan petrol miktarının, son yıllarda ham petrol tüketiminin %50'sini aştığı söylenmektedir. Araçlar tarafından yayılan CO2 miktarı azaltılabilirse, küresel ısınma büyük oranda engellenebilecektir. Günümüz motorlu araç endüstrisi için, CO2 azaltımının öncelikli bir konu olduğunu söylemek abartılı olmaz.

Volvo, 2019'da İçten Yanmalı Motorlara Veda Ediyor!

(05. 07. 2017 / Design News-Daily Update)

Volvo iş stratejisinin merkezine elektrikli sistemleri yerleştirdiği yeni stratejisini açıkladı ve içten yanmalı motorlarla ilgili araştırma-geliştirme çalışmalarını durdurma ve sonlandırma sözü verdi.

Volvo Cars şirketi, 5 Temmuz tarihinde, 2019'dan itibaren ürettiği her otomobilin elektrikli bir motoru olacağına dair tarihi bir açıklamada bulundu. Volvo Başkanı ve CEO'su Håkan Samuelsson'un açıklamış olduğu "Şirketin karbon ayak izimizi azaltma yanı sıra şehirlerimizde daha iyi hava kalitesi oluşturma çabalarına katkıda bulunma taahhüdü"ne ve tüketici talebinde görülen belirgin bir artışa yanıt olarak, İsveç otomobil üreticisinin, içten yanmalı motorlu (ICE) araçlarının üretimini durduracağı ve dizel motorlar konusunda yeni araştırma-geliştirme çalışmaları planlamayacağı belirtildi.

Bunun yerine şirket, üç farklı kategoride elektrikli araçlar üretmeye başlayacak (Geçiş (Mild), Çift motorlu (Twin Engine) ve Tamamen elektrikli). Samuelsson, 2025 yılına kadar bir milyon adet çift motorlu veya tümüyle elektrikli otomobili piyasaya çıkarmayı taahhüt etti. 2019 ve 2021 yılları arasında, Volvo, üçü Volvo modelleri ve iki tanesi ise Volvo'nun performans otomobil bölümü Polestar'dan olmak üzere tamamen elektrikli yüksek performanslı toplam beş adet otomobil serisini piyasaya sürmeyi planlıyor. Samuelsson, bu elektrikli araçların hepsinin yeni modeller olacağını ve mevcut Volvo modellerinin yeni tasarımları olmayacağını söyledi.

Volvo'nun düzenlediği bir basın toplantısında araçlarla ilgili teknik ayrıntılara pek değinilmedi, ancak şirket üç tip elektrikli araç serisi hakkında bazı bilgiler verdi. Volvo'nun içten yanmalı motorlardan (ICE) uzaklaşmada bir kilometre taşı olarak gördüğü Geçiş elektrikli araçlarında, akü ile birlikte tümü bir arada bir marş motoru, bir jeneratör ve elektrik motoru ile donatılmış 48 voltluk bir sistem yer alacak ve çift motor tak-çıkar hibrit (PHEV) sistemli olacak. Volvo'da Ar-Ge'nin (Araştırma-Geliştirme) Kıdemli Başkan Yardımcısı Henrik Green, basın toplantısı sırasında, şirketin Orta menzilli seri ve tek şarjla en az 500 km yol alacak Uzun menzilli seri olacağını söylediği bu yeni araçlarla "çok rekabetçi bir alan" sağlamayı hedefleyeceğini söyledi. Green, Volvo'nun henüz bir akü tedarikçisi ile anlaşma yapmadığını, ancak şirketin mevcut tüm tedarikçilerden en iyi tekliflerini beklediğini belirtti. "Elbette, aküler söz konusu olduğunda, bu, gelecekteki tüm tamamen-akülü elektrikli araçlarda en rekabetçi unsur ve önemli bir bileşen olacaktır" dedi. Samuelsson ayrıca bunun, daha çok sayıda şirkete akü araştırma ve geliştirme yatırımı yapmaları için bir davet olarak alınması gerektiğini de sözlerine ekledi. Samuelsson, "Akü üretiminde yeni oyunculara ve rekabete gereksinimimiz var" dedi.

Bu yeni duyuru, Volvo açısından dramatik bir geçişi temsil ediyor. Daha dün gibi, 2014 yılında, Samuelsson, Şirketin tamamen-elektrikli araçlara inanmadığını ve hibrit araç teknolojisinin öne geçeceğini söylemişti. Neden bu kökten karar değişikliği? Samuelsson basın konferansında izleyici kitlesine, Volvo'nun başlangıçta akülerin maliyet düzeyi ve elektrikli otomobilleri şarj etmek için altyapı eksikliği konusunda oldukça şüpheci olduğunu söyledi. "Gelişmeler çok hızlı oldu, müşteri talebi arttı, akü maliyetleri düştü ve şu anda araç aküsünü şarj etmek için gerekli altyapı konusunda bir hareketlilik var" dedi.

Volvo, araç maliyetleriyle ilgili herhangi bir ayrıntı açıklamadı. Bununla birlikte, Mart ayındaki Cenevre Otomobil Fuarı'ndan gelen ilk raporlarda, Volvo Car ABD CEO'su Lex Kerssemakers'ın, 2019 yılında ilk piyasaya sürüldüğünde şirketin ilk tamamen-elektrikli aracının en az 250 millik bir menzile sahip olacağını ve fiyat seviyesinin de 35.000 ila 40.000 $ aralığında olacağını bildirdiği belirtiliyordu.

https://www.designnews.com/sites/default/files/Design%20News/Volvo_Mild_hybrid_48_volts.jpg

Volvo’nun Geçiş (Mild) serisi 48 voltluk hibrit elektrikli aracı (HEV)

 

Ve bir başka haber, Fransa’dan:

 

Fransa'da Benzinli ve Dizel Araçlara Yasak Geliyor!

(07.07.2017 / Sözcü)

Fransa, iklim değişikliğine karşı savaş açtı. Çevrecilik Bakanı Nicolas Hulot, küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutabilmek için, ülkenin karbon salınımını düşürmeyi hedefliyor. Bu nedenle, 2040 yılında ülkede sadece elektrikli araçların üretilip satılması amaçlanıyor. Değişimi hızlandırmak amacıyla, benzinli araçlardan yüksek vergi alınacak. Dar gelirlilere elektrikli araç için hibe şeklinde parasal yardım sağlanacak.

Şimdi gelelim bizim sektöre, istif makinaları sektörüne.

Sanıyor musunuz ki, bu dünyadaki yaşamın sürdürülebilmesi için zorunluluk haline gelen içten yanmalı motor kullanımını sonlandırma konusunda alınan uluslararası kararlara rağmen, dünyada içten yanmalı motorlu araçların üretimine kesintisiz devam edilebilsin?

Hem de bu araçlar kapalı alanda çalışan araçlar değil, caddelerimizde, sokaklarımızda dolaşan araçlar iken.

Yani, çanlar artık sadece binek otomobilleri, kamyonlar, kamyonetler, ,iş makinaları, vb. için değil istifleme araçları için de çalıyor. Kısacası, artık kendimizi yavaş yavaş içten yanmalı motorlu (ICE) forkliftlerden uzaklaştırmaya ve belki pek sevmesek de elektrikli ya da yakıt hücreli forkliftlere ısınmaya, onları benimsemeye alıştırmamız lazım. Ulus olarak çevreye pek değer vermiyor olsak da, hiç değilse ileride ağır cezalar ödemeye maruz kalmamak için geleceğe yönelik planlarımızda bu önemli noktayı da şimdiden hesaba katmamızda yarar var.

Şimdilik hoşçakalın.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
© Copyright 2016 Tek. Tüm hakları saklıdır.