Facebook Twitter

Yerli Üretim


Bu makale 2017-07-26 01:53:12 eklenmiş ve 744 kez görüntülenmiştir.
Sadi GÜLER

Teknolojideki ilerleme,hayatın pek çok yönünde,değişim ve gelişmeyi zorunlu kılıyor. Hal böyle olunca, insanoğlunun gereksinim duyduğu ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir sırada yer alan istif makineleri sektörü bu ilerlemeden nasibini alıyor. Kaldırma ve taşıma işlerinde eski  yöntemler bir bir geride bırakılıp, modern istifleme, kaldırma ve taşıma yöntemleri kendini göstermeye başladığından beri akıllardaki en büyük soru “Türkiye bu işin neresinde duruyor.”

Avrupa’lı ve Uzakdoğu’lu istif makineleri üreticilerinin önemli pazar-larından olan ülkemiz de istif makineleri satışı halen istenilen düzeyde olmasada ekonomide istikrarın devam etmesiyle satış adetleri elbette yukarıya doğru çıkacaktır.

Dışa bağımlılıktan kurtulmak için bazı girişimcilerimiz yerli makine imalatına teşebbüs ediyorlar fakat, Çin devletinin desteğiyle üretim yapan Çin’li istif makineleri imalatçılarının fiyatları karşısında ne kadar şanslı olabilirler.? Bu soruyu şöyle tanımlayabiliriz. “Devletin yerli imalatçılara yeterli desteği verebilmesi durumunda imalatçı firmalarımız yeterli üretimi gerçekleştirebilirler.

Türkiye ekonomisi  “İthal et ve sat” modeli ile değil, “Her alanda üretim yap ve sat” modeli ile zirveye çıkabilir.

Gururla 20’inci yıla adım attık

Dergimizin bir sonraki sayısıyla 20’nci yıla adım atmış oluyoruz. Dile kolay tam 20 yıl boyunca çizgimizi bozmadan, yayın politikamızdan hiç bir zaman taviz vermeden yapılan yapıcı eleştirileri daima değerlendirerek sektörü-müzdeki tüm firmalara eşit mesafede yaklaşarak her sayımızı bazen sıkıntılı ve meşakkatli bir o kadar zevkli çalışmalardan sonra sizlere sunabil-menin gururunu yaşadık.

Dergimizi bugünlere kadar destekleyerek yaşamını idame ettirebilmesine yardımcı olan tüm sektör mensuplarımıza en içten dileklerimizle teşekkür ediyoruz.

Bu gün sektörel dergi kavramında genel durum “Baskı adedi ile ilgili söylenen “yalanlar” dudak uçuklatıyor.. Böyle olunca da kavram hem okuyucu hem reklam veren gözünde değerini her gün yitiriyor. Piyasa koşullarının bunda önemli bir yer tuttuğunun farkında olmak ile beraber, hem poşeti ile beraber çöpe giden yayın sayısının geldiği nokta hem de maalesef aynı kategoride görüldüğümüz bazı meslektaşlarımızın yaptık-ları üzücü tavırlar, Reklam veren ise sektöre destek anlamında rica minnet yer aldığı bu formatı bir şekilde yaşatıyor. Hal böyle olunca bu oyunu farklı oynamak istediğinizde çeşitli zorluklar ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz.

Türkiye’de forklift ithalatçılarının sayısı 12, yedek parça ithalatçısı firma sayısı 2, servis atölyelerinin sayısının ise 150 adeti bulmadığı günlerde yayın hayatına başlayan Material Handling’in ilk sayısı 32 sayfa tirajı 4000 adetti. Yıl 2017 Forklift ithalatçılarının sayısı 60, servis atölyeleri 800, yedek parça ithalatçıları 8 (Ama şimdi herkes yedek parça ithalatı iyi kötü yapabiliyor)

2017 yılı dergimizin sayfa adedi 112 tiraj 3000 adettir. Ekonomik koşulları değişmedikçe bu da değişmeyecektir.

Dergilerde Reklamların genel içeriğe oranı %25 seviyesinde olmalıdır. Yani 100 sayfalık dergi içerisinde en fazla 25-30 sayfa reklam yayınlanabilir. Ekonomik koşullar müsait olmadığından dolayı yaşam müca-delesi içerisinde olan sektörel dergiler için reklam damarlarda  akan  kan  gibidir.

Sağlıcakla kalın.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
© Copyright 2016 Tek. Tüm hakları saklıdır.