Ercan Premiks
Facebook Twitter

Parça yönetiminin gizli maliyetleri


Bu makale 2017-02-11 11:46:33 eklenmiş ve 1194 kez görüntülenmiştir.
Metin ATALAY

Ekonomik yönden kritik bir dönemden geçiyoruz. Döviz kurlarındaki anormal artış pek çok şirketi zora soktu. Şirketler döviz borçlarını nasıl döndüreceklerini düşünüyor, çoğu ayakta kalmak için hesaplar yapıyor, boşa koyuyor dolmuyor, doluya koyuyor almıyor. Neleri kısabileceklerini, nelerden fedakârlık edebileceklerini planlıyor, çeşitli kalemlerde tasarruf olanaklarını araştırıyorlar.

Aynı sıkıntılar sektörümüzde faaliyet gösteren firmaların pek çoğunun da bugün başlıca sorunu. Onların da güncel konusu bugünkü sorunla başa çıkmak. İlk akla gelen çözüm, tasarruf, ama nelerden ve hangi ölçülerde tasarruf!

Aşağıda bir ABD şirketi tarafından yaptırılan bir araştırmanın özetini veriyorum. Araştırma, özellikle Kiralama Şirketlerinde yedek parça yönetiminde bazı hususlara dikkat edilerek ve belirli noktalara odaklanılarak parça maliyetlerinde sağlanabilecek bir tasarrufu ele alıyor ve dolayısı ile bunun şirketin karlılığına ne kadar olumlu yansıyacağını inceliyor.

Sonuçta, ele alınmış bu konuya bir göz atmakta yarar var. Kimbilir, belki bazı firmaların bir takım sorunlarına az ya da çok bir çözüm getirir.

Özetle araştırma ve bununla ilgili araştırmacının yorumu kısaca aşağıda.

_____________________________________________________________________________________

Kuzey Amerika ve Avrupa'daki forklift kiralama şirketleri ve yüklenicileri, forklift filoları için yedek parça yönetimini daha verimli hale getirme konusuna odaklanıp bu alana yatırım yapmaya başladılar.

Ekipman  sahibinin filo büyüklüğüne ve ekipman karmasına bağlı olarak, ekipman, aletler, tesis bakımı, yasal hizmetler, kırtasiye, çay-kahve giderleri vb. de dahil olmak üzere harcanan paranın yalnızca %1 ila %3'ü yedek parçalarla ilgilidir.

Bu, parça yatırımını şirketin en küçük harcama kategorilerinden biri yapmaktadır. Buna göre, ne ekipman kiralama şirketleri ne de filo sahipleri, tarihsel olarak parça yönetimi verimliliğini ve kârlılığını arttırmayı birincil hedef olarak görmemişlerdir.

Geçtiğimiz son on yılda bu kavramın değiştiğine şahit oluyoruz. Başlangıçta Kuzey Amerika'da ve giderek Avrupa'da, filo sahiplerinin dikkatlerini yedek parça satın alma ve yönetimini daha verimli hale getirerek karlılığı artırmaya yönelttikleri görülüyor.

Bu küçücük yüzdelerin gerçekte operasyonel olarak en pahalı tedarik biçimine yol açtığını anlamaya başladılar.

Öncelikle; parça tedarikinin göreli değeri düşük olabilir, ancak bu tür satınalmaların sıklığı diğer harcama kategorilerinden daha yüksektir: örneğin, yurt çapında faaliyet gösteren tipik bir Kuzey Amerika ulusal kiralama şirketi için, tüm satınalma siparişlerinin %80'inden fazlası yedek parça içindir.

Ve kiralama şirketinin iş gücü maliyeti, sipariş değerinin değil, siparişlerin frekansının - bir başka deyişle, parçaların maliyeti değil, ne sıklıkta sipariş verildiğinin - bir fonksiyonu olacaktır ve bu da operasyonel olarak yüksek seviyede bir işgücü maliyeti anlamına gelir.

İkincisi; başka hiçbir satın alma türü, yedek parça gibi sipariş bazında çok fazla işgücü saati gerektirmez ve başka hiçbir satın alım türü için işgücü saatleri o derece pahalı değildir. Parça gereksinimleri, arıza teşhis yeteneğine ve parça bilgisine sahip kalifiye servis teknisyenleri tarafından belirlenir ve parça seçimi sıklıkla, belirli özel kuralları olan karmaşık seri numaraları sistemlerinin bilinmesini gerektirir. Yanlış parça, maliyet kaybı demektir.

Bunun ardından; gereken parçayı araştırıp bulmak, şirketin yerel ve bölgesel stok bilgilerine, ayrıca yetkili satıcıların, distribütörlerin, üreticilerin ve belki de diğer kaynaklara ait parça stoklarına erişilmesini gerektirir. Başka hiçbir bireysel satın alma bu kadar işgücü gerektirmediği gibi, başka bir işgücü kategorisi bu kadar çok yetenek de gerektirmez.

Üçüncü ve son olarak; parça yönetiminin verimlilik düzeyi, filo sahibinin geliri veya cirosu üzerinde doğrudan ve birincil etkiye sahiptir. Manuel olarak yönetilen parça siparişlerinin yaklaşık %15-20 si en az bir yanlışlık içerir, bu da tipik olarak ekipman onarımlarının her seferinde bir ila üç gün ertelenmesine neden olur. Bu da elbette, bekleyen ekipmanın işe dönüşünü öteleyerek finansal getiri üretme kabiliyetini olumsuz etkiler.

Gizli maliyetlerin ve ciroya yönelik olası tehditlerin farkına varılması, kiralama şirketlerinin ve diğer filo sahiplerinin parça yönetimini ciddi şekilde yeniden ele almalarına yol açtı.

1. Ekipmanın hizmet ömrü açısından parça yönetimi

Çoğu şirket işe basit bir ekipman ömrü düşüncesi ile başlar. Parça yönetimi, ekipmanın servis hizmetleri ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır, çünkü servis aslında ekipman üzerinde kullanılacak parçaları belirlemek ve yerlerine takmaktır.

Parça ve servis, birlikte, toplam ekipman ömürboyu maliyetlerinin önemli bir yüzdesini temsil eder.

Aşağıdaki basit örnekte, bir ekipman 50.000 Euro bedelle satın alınmış ve beş yıl sonra 20.300 Euro bedel karşılığında satılmıştır.

Örnek : Ekipman için toplam ömürboyu maliyet (5 yıllık)

-----------------------------------------------------------------------------------

ORİJİNAL EKİPMAN SATIN ALMA BEDELİ                      €50000

+ Toplam parça maliyeti                                                     €6800

+ Toplam servis işçilik maliyeti                                €7500 

– Ekipman yeniden satış değeri                            – €20300

= EKİPMANIN TOPLAM SAHİP OLMA MALİYETİ           €44000

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu ekipmanın beş yıllık hizmet ömrü boyunca parçalar için 6.800 € ve servis hizmetleri için 7.500 € harcanmış ve böylece, elden çıkarıldığında ekipmanın toplam sahip olma maliyeti (TCO) 44.000 € olmuştur.

Maliyeti düşürmenin tek ve doğrudan aracı, bu örnekteki kiralama şirketinin toplam sahip olma maliyetinin yaklaşık üçte birini oluşturan parça maliyetlerini aşağıya çekmesi ve işgücü verimliliğini arttırmasıdır.

United Rentals, Sunbelt Rentals, BlueLine Rental, ve Hertz Equipment Rental Corporation firmalarının da dahil olduğu en büyük kiralama şirketleri, filolarının ömür boyu maliyetlerini düşürmek için sadece daha iyi uygulamalar tanımlamakla kalmamış, son on yılda sektör genelinde toplam satın alma bedeli yaklaşık 30 milyar ABD dolarına (27,6 milyar Euro) ulaşan filo yatırım yaptıkları filolarının servis maliyetlerini düşürmede kendilerine yardımcı olması için bugüne kadar 200'den fazla üreticiye (ve onların yetkili satıcılarına) giderek artan oranlarda bel bağlamıştır.

Örneğin bugün, Kuzey Amerika'daki en büyük 20 ekipman kiralama şirketine ait ofislerin %75'inden fazlası, SmartEquip Network hizmet ağı üzerinden filodaki her bir ekipmanın seri numarasına özgü gereksinimlerini gerçek zamanlı ve dinamik olarak özelleştiren ve kendi servis teknisyenlerine teslim edilen, kendiliğinden güncellenen elektronik parça ve servis bilgileri almaktadır.

Küresel çapta yüklenici filoları ve Avrupa'da, Boeles Rental gibi operasyonel olarak en gelişmiş şirketler de aynı yolu izliyorlar.

Bunun sonucunda verimli servis işçiliği süresinin artması ve bilgi arama süresinin de kısaltılması servis işçilik maliyetini aşağıya çekmektedir. Sistemler, parça siparişlerini doğru fiyatla doğru tedarikçiye (örneğin tercih edilen yetkili satıcıya) yönlendirdiğinden, parça maliyetlerinin de kontrol altında tutulmasını sağlamaktadır.

 2. Kurumsal hizmet ömrü açısından parça yönetimi

Ama, daha fazlası da var: parça yönetiminin operasyonel maliyetleri, parça ile ilgili iş akışına katılan tek çalışanlar kendileri olmadığından servis teknisyenlerinin işçilik süresinin ötesine geçmiştir ve şirket genelinde bir bakış açısı gerektirir.

Parçaları tespit eden ve montajını gerçekleştiren servis teknisyenleri yanı sıra, idareciler iş emirlerini dosyalar, satınalma taleplerini ve satınalma siparişlerini işler, işin gerçekleştirilmesi için doğru kaynakları belirler, daha sonra gelen yedek parçaları stoğa alır veya onları uygun onarım lokasyonuna yönlendirir.

Bunların tümü çok emek-yoğun işlemlerdir. Parça numaraları ve açıklamalarının yanı sıra parça fiyatları daimi bir değişim içinde olduğundan, satınalma yöneticilerinin, mevcut parça açıklamalarını, seri numaralarını, fiyatlandırma ve tercih edilen kaynakları yansıtmak için şirketin ana veri dosyalarını sürekli güncelleştirmeleri gerekmektedir.

Bu arada, kiralama şirketinin satın alma verilerindeki yanlışlıklar nedeniyle, işlemlerin doğrulanması için, çalışanların eşleşmeyen faturaları, irsaliyeleri ve satınalma siparişlerini eşleştirmeye çalıştığı Borç-Alacak Hesapları bölümünde çok sayıda işlem işleri geciktirir.

Birlikte ele alındığında, Kuzey Amerika'daki çeşitli ekipman filosu sahipleri, parça siparişlerinin işçilik maliyetinin sipariş başına 175-275 $ arasında olduğunu tahmin ettiler. Bu, parça siparişinin ortalama 350 $ olan kendi maliyetinin üstündedir ve bu da toplam idari "genel gider" tutarının muazzam yüksek bir yüzdesini oluşturmaktadır.

3. Kazançlar ve kârlılık

Elbette bir ekipman filosu sahibinin kazançları yalnızca maliyetin değil, aynı zamanda cironun da bir fonksiyonudur. Doğru yedek parçanın belirlenmesi, tedarik yerinin tespiti, alınması ve montajında tasarruf edilen her saat, sadece doğrudan işçilik maliyetinden tasarruf sağlamakla kalmaz, aynı zamanda ekipmanın işe dönüşünü de bir saat erkene alır. Bu ekipman kiralama filosunun bir ekipmanı ise ve bir şirket ekipmanının kullanılabilirliği % 50 veya daha yüksek ise, bu bir saat erken işe dönüş, şirkete kira gelirinde en az yarım saat fazladan kullanılabilirlik karşılığı bir artış sağlayacaktır.

Genel verimlilikte sağlanan iyileştirmenin filo kullanılabilirliği üzerindeki etkisi hakkında tam bir fikir birliği yoktur ve bunun ölçümü de zordur. Bununla birlikte, üç noktayı vurgulamakta yarar var:

Birincisi; iyileştirilmiş parça yönetimi sayesinde, ekipmana harcanan servis süresinde sağlanan bir saatlik azalma, ekipmanın ayakta kalma, kullanılabilirlik ve dolayısıyla çalışma süresini bir saat arttırır.

İkinci olarak, kullanılabilir duruma erken gelen filonun sağladığı artı değeri şirketin finansal yararlanma oranı ile çarparak, şirketin kira gelirindeki artışını bulabilirsiniz.

Ve üçüncüsü; bu artan gelirin çok az bir ek maliyetle sağlandığı dikkate alındığında, bu gelirin çoğunluğunun kazançlarda doğrudan bir artış anlamına geldiği görülür.

İster maliyet azaltımı ya da ciroda iyileşme yoluyla olsun, parça yönetiminin gizli maliyetlerinin tanınması ve bunlara önem verilmesi, bir filo sahibinin kârlılığı üzerinde muazzam bir etki doğurur.

Kurum genelinde parça yönetiminin iş akışı}

------------------------------------------------------------------

 

Sonuçta; yedek parça maliyetlerinizi ve bunu oluşturan kalemleri bir kere daha gözden geçirmenizde ve bu doğrultuda alınabilecek önlemler üzerinde düşünmenizde fayda var.

Şimdilik hoşçakalın.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
© Copyright 2016 Tek. Tüm hakları saklıdır.