Ercan Premiks
Facebook Twitter

“Asya Ürünlerine Ek Vergi Uygulanırken Avrupa Ürünlerini Muaf tutmak Tartışılması gereken Püf noktasıdır”.

Çin menşeili Heli ,Huahe, Kat forklift ve Jic marka Platformların Türkiye distribütörü ABS İstif Makinaları San.Tic.Ltd.Şti. Genel Müdürü Sayın Salih Yalçın, Yeni ithalat rejimi kararı ile getirilen ilave ek gümrük vergisi hakkında düşüncelerini açıkladı.
Bu haber 2020-01-01 14:27:08 eklenmiş ve 43 kez görüntülenmiştir.

“ Maalesef “Ben yaptım oldu, çokta güzel oldu” uygulamaları ile yaşamayı da, sormadan, soruşturmadan bunları kabullenmeyi de artık toplum olarak maalesef öğrendik. Bu gerçeğe rağmen birilerinin de bu sözlerimdeki düşüncelerini cesaretle söylemesi gerekir.” Diyerek sözlerine başlayan Yalçın,

Getirilen yeni mevzuatlarla “mevzuatlarla diyorum çünkü bu yazıyı yazarken birinci mevzuatı haksız bulup kaleme alırken, daha yazının değerlendirmesi bitmeden hemen birkaç gün sonra getirilen ikinci ilave vergi ile tam olarak şaşkınız. Düşününüz hepimiz için bir Devletimiz var ve bu Devletimizin asıl olması ve ayakta kalması hepimiz için vazgeçilmezdir. Ancak Devletimizin de bir düzenleme yaparken bu düzenlemeyi bir kesim için değil herkesim için adil ve eşit yapmasını beklemekte yine vazgeçilmezimiz olmalıdır. Devletin en önemli görevi iyi ve kötü günlerde her vatandaşına eşit yakınlıkta olmasıdır. İşte tamda bu nedenle kişisel görüşüme göre bu yeni vergi düzenlemeleri bu beklentilere uygun değildir ve hakkaniyet içermemektedir. “dedi ve sözlerine şöyle devam etti.

“Özellikle her geçen gün ağırlaşan ekonomik koşullarda maliyetleri gitgide artan ama buna rağmen bir şeyler üreterek kendisinin ve yanında çalıştırdıklarının rızıklarını çıkarıp geçimini sağlamaya çalışan değerli Müşterilerimiz, İşletmeleri ve sahiplerine, bizler gibi senelerin tecrübesinde temsilcisi olduğumuz makinaların üretildiği yerlere bizzat giderek, başında durarak, hatta Müşteri beklentilerinde ürünün gelişimine bizzat katkı vererek seçtiğimiz ürünleri getirmeyi ve bunun karşılığında da kendi makul gelirlerimizi oluşturmayı amaçlıyoruz.

Sadece Üretildikleri Ülkeler Hedef olmuş

 Bu yeni mevzuatlarla tüm bu süreçlerimiz görmezden gelinmiş, titizlikle Avrupalı muadilleri ile boy ölçüşebilecek hatta öne dahi geçebildikleri hiçbir teknik mukayese değil, sadece üretildikleri ülkeler hedef olmuştur. Oysa kısmen geriymiş ya da hepsi ucuz olsun da nasıl olursa olsunmuş gibi üretildiği varsayılmış bu ülkelerin şu anki teknolojik seviyeleri ülkemizin maalesef katbekat üzerindedir.

 Bugün Avrupa’ya da defalarca giden bizlerin Çin’e gittiğimizde geldikleri seviyeyi görerek şaşırmamak yaşlı ve yeniliksiz Avrupa’ya göre hangi kıstaslarla geri bulunup ta bu ilave vergilerle bir nevi önünün kesilmeye çalışıldığı bizlerce anlaşılamamaktadır.

 Bana göre aslında bu mevzuatlarla bu vergi oranlarını mecburen maliyetlerine aklayıp muhtemelen çok daha az ürün satarak bir kayba uğrarken, yaşayabilmek için en küçük maliyet avantajını arayan bu ürünlere pazarın %80’ininin uygun olduğu işyerleri ise çok daha büyük kayba uğramışlardır. Sözlerimin başında söylediğim gibi on gün ara ile getirilen bu ilave vergiler sadece Asya ürünlerine değil de, aynı oranda Avrupalı muadillerine de uygulanmış olabilseydi, bugün sektörümüzün muztarip yarısı da dahil her birimiz Devletimiz zor günlerden geçiyor ve adil olarak hepimizin bir el vermesi gerekir düşüncesinde mutabık olacaktık.

Ancak bunun yerine Asya dan gelen ürünlere benzetmek gerekirse patlıcan, Avrupa’dan gelen ürünlere ise sorgusuz yine can gözü ile bakılmıştır. İşin tuhafı bugün Avrupalı olarak görünen bazı markaların birçok ürünü de gerçekte Avrupa’daki fabrikalarında değil, bizlerin temsilcisi olduğu markaların ziyaretlerimizde görüp bazen de resimlediğimiz gibi Çin’deki tesislerinde üretilerek Avrupa’ya oradan da pazarımıza gönderilen ürünlerdir. Bence bu şekilde arkadan dolanarak yaratılan bu haksızlığında tartışılması gerekliliği vardır.

 İşte bu mevzuatları düzenleyen yetki sahibi kanun koyucular, muhtemelen kendilerine tek taraflı yön veren danışman ya da kurumlarca yanlış yönlendirildiğinden eminim ki hiçte istemeden farkına varmadan bu hatanın içine düştükleri gibi, yine bu hatadan dönme şansına sahiptirler.

 Bence en basitinden ülkemize gelen ürün Avrupa’dan dahi gelse bu ürünlerde üzerinde oynamanın hukuki sorumlulukları olacak Menşei Şahadetnamesi gibi şart aranıldığı taktirde bu sözlerimde haklı olduğumda görülecektir. Tüm Dünya mümkün olan en ucuza, mümkün olan makul kalitedeki ürünü tedarik edebilme arayışındayken, bizde de bu ürünleri kullanan Müşterilerimizin bu haklı arayışına bir tarafın elini tutarak müdahil olmak onlar adına katkı değil, yanlıştır.

En iyi gözetimi artık Pazar yapmaktadır.

 Yeni vergilerle gözetim deniliyor. Bizce en iyi gözetimi artık Pazar yapmaktadır. Bir üründeki küçük bir hata giderilmediği taktirde bunun yansıması her yere sirayet ederek bir daha pazara sunulamamasına neden olmaktadır. Ayrıca bir ürünün belli kıstaslara, belli standartlara sahip olmadan pazarımıza girmesi uygulanan titiz gümrük mevzuatları ile ne mutlu ki sap ve samanı birlikte görmeyip zaten olanaksız hale gelmiştir. Bu nedenledir ki eskiden olduğu gibi kalite problemleri artık tartışmalar getirmemektedir.  

 Sonuç olarak Ülkemizin ayakta kalması için yapılması zorunlu olan yeni bir vergilendirme varsa, tüm ithalat yapılan ülkeler için aynı uygulamanın yapıldığını görmek, Devlete karşı görevlerini aksatmadan eksiksiz yapan Asya ülkelerinden ithalat yapan bizlerinde Devletimizden naçizane beklentimizdir. Bu toplumu toplum yapan “Ya Hep, ya Hiç” manasında hak ve eşitlik anlayışının da gereğidir.   

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer HABERLER haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
© Copyright 2016 Tek. Tüm hakları saklıdır.